Zağgiliyim; Erzurum'un Kargapazarı dağları
eteğindeki bu ücrâ, çiçek yurdu, şirin mekânda
Dünyâ'ya gelmişim... Bu benim bahtımın en güzel
tarafı...
Hayatımın hülâsası: 1933'de Erzurum, Merkez
Zağgi köyünde doğup, İlk, orta, lise tahsilini
Erzincanda, Yüksek tahsili uzun bir dönem
sonunda, araya askerlik ve iş hayatı da girerek,
İ.T.Ü. Müh.Mim.Fakültesinde tamamlayıp; Erzurum
D.S.İ.'den uzman olarak geçtiğim Atatürk
Üniversites'inde Teknik Daire Başkanı, daha
sonra Meslek Yüksek Okulu ve Mühendislik
Fakültesinde Öğretim görevlisi olarak vazife
yaptım.
Bu arada başladığım yüksek lisansı doktora
tez safhasına getirip, 1995 te, Muh.Prof.
Doğramacı ve Sağlam'dan sonra siyasîleşen Yök.
bünyesinden de uzaklaşmak üzere kendi isteğimle
emekliye ayrılarak, Hacca gitim. Neticede
Istanbul-Pendiğe yerleştim. En son bir 'Yapı
Denetim Şirketi' ortağı ve 'Proje ve Denetim
Mühendisi' olarak hizmet gördüm.
Evli, üç çocuk ve dört torun sahibiyim.
*Şimdi kendi iç dünyâmızda âlemi seyreylemede*
Medâr-ı İftihârımız İbrahim Hakkı Hz.'lerinin
dediği gibi:
*Mevlâm görelim neyler
Neylerse güzel eyler*
|
1933 Senesinin
Tam yirmisinde
Abrilinin
Açmışım Zağgime
Gözerimi
Ben Mustafa BENKLİ
|
Bana deli desinler,
İçimi dinlesinler;
Ne bildiğim; bilsinler,
Cehlimi bildirsinler...
Sonra, beni bilenin
Gönlüne indirsinler;
Garîbânı sevenin,
Kalbinde dindirsinler...
Havayla, suyla değil
Sevgiyle beslesinler;
Kabrimi büstle değil,
Duâyla süslesinler...
Yüzüm Kıbleye dönük
Lâhite yaslasınlar;
Bütün sedâlar sönük,
Tek sesle seslesinler!...
Beni benden alıp da,
O sese göndersinler;
Gönlüm orda kalıp da
Bedenim görmesinler...
Nebi`în sevinç sesi;
Sana muştu desinler!...
Beni; çeksin Nefesi,
Kendime vermesinler!... |
|
Ben Zağgi'de Doğmuşum
ERZURUM Yurdum Benim
Istanbul da Mekânım
ERZİNCAN'sa Ruhumun
Şahsiyet Doğum Yerim
|
''ERZURUM ''
**İnsanın içine bazen acı, bazen hasret, bazen arzu, bazen vuslat
hükmeder; dili lâl olur, gönlüyle halleşir, başbaşa kalır...
Kavrayamadan hissettiğim bu gibi halden dilime birden Şehrim ERZURUM
düştü.**
Şehrim ERZURUM
Gece düşümdeydi; bir kuzu meler,
Gönlümün telinden içime iner;
Sanki senin sevdan gibi Erzurum,
Sen benim muradım, yurdum ERZURUM!
Muradıma erem der oluyorum;
Sanki birden sana doğruluyorum,
Lâkin, nasip olmaz, kırılır kolum!
Vay! Benim türâbım, yurdum ERZURUM!
Dilini özledim, dilimi yuttum,
Balını
özledim, gönül avuttum;
Ağumu
içime akıtıyorum,
Tâ
ki, düşşsün sana yolum ERZURUM!
Hayâlen yolum hep düşer Ejder`e,
Tabya`dan
görünür Değirmen Dere;
Ruhumu
Zağgimle avutuyorum,
Görmezsem,
gözüm köz olsun ERZURUM!
Gümüşgöz`den hayâl ettim Efem`i;
Alvar`lı
Efem`in nefesi beni
Eritiyor,
her dem hissediyorum,
Ciğerim
yanıp, hâr olsun! ERZURUM!
Bir bakarsın oldum, Gürcükapı`da;
Sanki
Recep Abi, işte, karşıda!
Heyhât!
Hayal imiş ve anlıyorum:
Yattığı
yer senin koynun ERZURUM!
Eşlerden, dostlardan ayrıldık bir-bir;
Şükür
ki, yerleri senin kalbindir!...
Benim
de vâ`dimdir; ahdediyorum,
Tenim
toprağınla dolsun ERZURUM!
Rüyâmda da olsan, sen hakikatsin;
İçimde
yer alır âdetâ aksin;
Aksine
dalarak soğutuyorum
İçimde
yanan o kor`um ERZURUM!
Muradım var ama, gelemez isem,
Ben
sana, rüyâmda: Yolum var desem;
Versen
sen rüyâma ulvî bir yorum
Ve
bana sen gelsen; n`olur ERZURUM!
Kargapazarı`nda KAR ÇİÇEKLERİM,
KARGÜLÜ`ne
dönen kır çiçeklerim
Dikeninde
açan GÜL görüyorum;
Bir
gülün de, ben olum ERZURUM!
Mustafa Benkli
Sayın Mustafa Benkli Beyefendiye,
ALLAH SİZİ KORUSUN
MELEKLER DE ERZURUM'A UÇURSUN EFENDİM..
Sevgim saygım hayır
dualarımla.
*Şehrim ERZURUM Şiirime yorum olarak bu kompozisyonu lütfeden
güzide şairemiz
sevgili Sabiha RANA Hanımefendiye
Şükran ve Saygılarımla