Ortak dilimizde bilgisayarımız Şu vefalı çanta Gönül Cihazımız
Kâbus gibi bastı garip bir ayrılık Dolaştım durdum hep elim kolum kırık
Akisli hislerim içimde dolaştım Ve her düşüncemi tekrarıma şaştım
Gönül Cihazım\\\'a nihayet kavuştum İşte karşımda da her bir Gönül Dostum
Eski şiirime kimi yorum yazmış Zarif gönlü ile kimi Şiirin Hikayesi Anî bir yolculukla, hiç hesapta yokken araya giren bir yerlerden bir yerlere seyahatle bir ay kadar bir ayrılıkda, bir daha anladım ki, insanın yaşarken farkında olamadığı, ama ayrılık anında eğer bir de tedbirli değil ve kavuşma buluşma arzusu içini yakarken fırsatı olmuyorsa ayrılık cidden ateşten bir gömlekmiş... Bir de şunu hissettim, mûtâd olan aile efradı, çoluk çocuğu, eşi dostu haricinde, inssanın içine yerleştiğini ancak ayrılınca anlayabildiği ve içini mûtâd dışı dolduran yeni ve ap-ayrı tutku ve yeni tabirle *bağımlı olduğu*`nu yeni hissettiği vaz geçemezleri; o an gelinceye kadar derecesinin farkında olamadığı, ancak, artık hayatının mânâsını teşkil eden yep-yeni bağları oluşmuş tıpkı, hayatımın son demlerinde içine girdiğim şu dost siteleri ve ayrılık sırasında devamlı gönlümde tüten siz gönül Dostlarım gibi... Şunu da hissettim: Allah[CC]`ın insan beynine ne büyük lütfu olan şu teknoloji harikaları cümlesinden, benim *Gönül Cihazım* dediğim diz üstü bilgisayarım Gönül Dostlarımla rabıtalı olarak benim gönül alışverişimde elim kolumdan öte beynim, kalbimin akis aynası, dürbünü, gönlüm, gözüm kadar elzem varlığımmış.... Nereye, nerelere gittiysem o esas gidiş sebebim sanki ikinci plânda, içimde hep Gönül Dostlarım`la rabıtalanmak isteğim hakim olup, şiirlerine, yazılarına kavuşma arzum tepti durdu, hepsi zamanlı-zamansız gözümün önüne gelldi, âdeta hayalen kendi kendime konuşur gibi oldum, hislerimi tekrar edip durdum ve bu tekrar sanki itiyadım olup yakama yapıştı, tek çarem Gönül Cihazım idi, yola çıkarken onu yanıma almamanın tedbirsizliğini bu yarı mecnûnlukla ödedim... Gittiğim yerlerde `İnternet Cafe``lere girmeği denemedim, uğradığım yerlerde de hemen alelacele müsaade isteyip bir bilgisayara grmeyi de kendimce uygun bulmadım; Gönül Dostlsrım`la, Gönül Cihazımı sayıklar oldum...
Ve her şeyin bir sonu olduğu gibi bu seyahatin de sonunda Pendiğe vâsıl olunca ilk işim Gönül Cihazım`a girip, Gönül Dostlarımı Gönül aynamda seyre dalmak oldu; eski şiirime yorum düşeninden, mesaj haneme zârif gönüllerinden hal hatır sorma, gönül alma mesajı düşenlerle birlikte bütün gönül dostlarıma gönlümden sevgi ve muhabbetler ilettim ki; gece yarısı ani bir Ankara seyahati emri vâki oldu, tekrar aynı halette yarı ayık yarı sayıklama kabilinden Gönül Dostlsrım gönlümde, bu iki günlük yolculuk da bitip o haletle kavuştuğum Gönül Cihazım`a kendi kendime hislerimi, içimdekileri tekrarlıyarak dile getirme tarzındaki henüz kendime gelene dek devam eden haletim içinde ilhamıma gelen, şiir derseniz eğer, şu yukarki şiirimi yazdım; bittiğinde de, sanırım, nihayet kendime idim....
Bütün Gönül Dostlarım`a gönül dolusu selâm, sevgi, muhabbet ve saygılaımla...
Mustafa Benkli |